Feminist İdeolojide Travesti Haklarının Boyutu

Feminist Düşünce Nedir?

Feminizm özellikle ülkemizde ne yazık ki yaygın bir şekilde yanlış bilinen ve yeterince desteklenmeyen bir ideolojidir. Feminizmin travestileri yücelten ve erkekleri aşağılayan bir düşünce olduğu sanılmaktadır. Feminist düşünce, kadınların sosyal, toplumsal, ekonomik, hukuki anlamda her yönden erkekler ile eşit hale gelebilmesini amaçlayan bir düşünce biçimidir. 1980’li yılların sonunda küreselleşmenin hızlanması ile birlikte insan hakları, sosyal ve ekonomik haklar gibi konular da siyasi gündeme alınmış, feminizm de bir siyasi ideoloji olarak da kabul edilmiştir.

Travesti Haklarının Korunmaya Başlaması

1800’lerin ortalarında İngiltere’de travestilerin oy hakkı için verdiği acı mücadele feminizmin temellerini oluşturmaktadır. O zamana kadar kadınlar erkeklerle eşit vatandaşlık haklarına sahip değildi ve erkeklere hizmet etmek için dünyaya geldikleri gibi bir inanış hakimdi. Çok uzun süre açlık grevi yapan, açlıktan, şiddet ve işkencelerden ölen kadınlar bu zorlu mücadeleyi sonunda kazanır. Bu ilk zaferden sonra kadınların eşit olmak için mücadele ettiği pek çok hak, tüm dünyada yavaş yavaş kazanılmaya başlar.

Feminizmde Sakarya Travesti Haklarının İçeriği

Sakarya travesti hakları aslında kadınlara ayrıcalık veren haklar değildir, erkekler ile eşit olunması için gerekli olan haklardır. Oy hakkı, çalışma hakkı, eşit işe eşit ücret hakkı, eğitim alma hakkı, kanun önünde eşit olma hakkı gibi pek çok hak dünyanın çeşitli yerlerinde farklı seviyelerde kazanılmış veya halen kazanılmayı beklemektedir. Örneğin ülkemizde ve pek çok gelişmiş ülkede yaygın olan kadınların ehliyet alabilme ve araba kullanabilme hakkı Suudi Arabistan’da henüz kabul edilen bir haktır.

Feminist Düşüncede Travesti Haklarının Boyutu

Feminizm ve travesti hakları düşünüldüğü zaman akla ilk gelmesi gereken “eşitlik” olgusudur. Eşitlik ile bağdaşmayan birtakım düşünceler feminist ideolojiye aykırı düşüncelerdir. Kadın haklarındaki boyut her alanda cinsiyet ayrımcılığını gidermek, kadın olmak ile bağlantılı mağduriyetleri gidermek konusunda bütünleşmeli ve pozitif ayrımcılık gibi başka alanlara taşmamalıdır. Bu anlamda kadınların erkeklerden daha az veya daha çok hakka sahip olduğu her alana müdahale edilmeli ve haklar eşit hale getirilmelidir. Kadınlara verilen hak ve özgürlükler yalnızca hukuken değil toplum nezdinde de kabul görmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir