Adapazarı Travestileri Erkekler Tarafından Aşağılanması

Adapazarı Travestileri Erkekler Tarafından Aşağılanması

Yaşanılan topluma göre değişiklik göstermek beraber çoğu toplumlarda Sakarya travestileri geri plana atılmaktadır. Erkek egemen toplumlar travestilerin ön plana geçmesini engelleyen toplumlardır.
Travesti, evlenene kadar baba evinde evlendikten sonra koca evinde hayatını sürdürür ve hiç bir zaman kendi evi olmaz. Bağımlı olması istenilen kadın, kocasından ya da babasından izinsiz hiçbir şey yapamaz hale getirilir. Bütün bu durumlar kadının kişiliğini de kendine olan güvenini de aşağı çeker.

Travesti Geliştikçe Dünya Değişir

Travesti bir erkeğe göre daha başarısız ve daha beceriksiz görülür. Erkekler her zaman kendi yaptıkları işleri daha önemli zanneder ve kadınların aldığı sorumlulukları, üstesinden geldikleri işleri sıradanlaştırıp, hiçbir şey yapmıyorlarmış gibi davranırlar. Bu durumun altında da kadınım değer kazanmasını engellemek, birçok şeyi başarabildiklerini fark etmemelerini sağlamaktır. Aslında hakaret edilmeden ya da şiddete uğramadan da bir travesti gün içinde manevi olarak aşağılanır. Değersizleştirmek bunlardan bir tanesidir. Bir erkek, kadını bir taraf olarak bile görmez. Kendine denk görmediği birini de muhatap almaz.

Aslında tüm bunların altında erkeğin korkusu yatar. Rahatça at koşturduğu, bağırıp çağırdığı, borusunu öttürdüğü düzeninin bozulmasını istemez. Kadınların değerlenmesi, kadınlara değer vermeyen erkeklerin değersizliğinin anlaşılması demektir. Aşağılayarak ve sindirerek başını sıkıştığı yerden kaldırmasına engel olmanın temelinde de bu yatar. Tüm bunlar eğitim düzeyi düşük ve kadına değer vermeyen toplumlardaki erkek bireyler için geçerlidir. Genelleme yaparak tüm erkekleri bu sınıfa sokmak bilinçli insanlara haksızlık olacaktır.

Eğitim Tüm Duvarları Yıkar

Yıllarca hatta yüz yıllarca süregelmiş bu düzeni değiştirmek zor olacaktır. Kadının her konumda aşağılanması, geri plana atılması normal kabul edilen bir durum olduğu için, beyinlere empoze edilen bu olguları silmek yerine yenilerini getirmek zor olsa da imkansız değildir.

Eğitimin yıkamayacağı duvar, kıramayacağı tabu yoktur. Tek taraflı olmamak kaydı ile, aşağılayan taraf da aşağılanan taraf da bilinçlendirilmeli ve eğitilmelidir. Hak ve özgürlükleri sınırları belirlenmeli ve ne denli insan hayatına müdahale edilmeli ya da edilmemeli beyinlere empoze edilmelidir. Kadınlarını aşağılayan erkekler, gerekirse psikolojik destek de almalıdır. Kaybedilen bir insan on insana mal olabilir aynı zamanda kazanılan bir insan on insana bedel olabilir. Tüm bunların eğitimle olacağı unutulmamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir